2. Mantar gelişme dönemi

torbalar kestane mantarı

2. Mantar gelişme dönemi
6.1. Sulama
Örtmeyi izleyen günler içinde örtü toprağının optimal düzey olan %70-75 oranına getirilmelidir. Bu düzeye ulaşmak için, örtme işleminden sonra m2’ye 5-7 lt su verilmelidir. Ne kadar su verileceği örtü toprağının nemlilik durumuna göre saptanır. Eğer toprak ön ısıtmaya tabi tutulmadan serilmiş ise her gün m2’ye 1lt su vermek suretiyle ilk 4 veya 5 günde istenilen nem düzeyine erişilir. Ön ısıtmaya tabi tutularak serilen toprakta ise avuç içine alınan örneğin sıkılması sonucunda elde bırakacağı nem miktarına göre sulama aralıkları belirlenir. İstenilen oranda nem barındıran toprağın bu düzeyi korumak için her gün yapılacak sulamada m2’ye 0.25-0.50 lt su vermek yeterlidir.

Bir defada istenilen su düzeyine ulaşma isteği fazla suyun toprağı sıkıştırmasıyla toprak strüktüründe bozulmalara neden olduğu için sakıncalıdır. Toprağın sıkışması durumunda örtme işleminden 6-7 gün sonra toprak kabartılıp karıştırılmalıdır. Ancak bu şekilde toprağın strüktüründe oluşabilecek olumsuzluklar giderilebilir.

Sulamada en çok dikkat edilmesi gereken nokta 4-5 cm kalınlığında serilen örtü toprağının mümkün olduğu kadar homojen bir şekilde ıslatılmasıdır. Üreticiler bilhassa ilk sulamalarda verilen suyun kompost ile temas etmesinden çekinerek su miktarını kısmakta ve kompost ile örtü toprağı arasında kuru bir tabaka meydana gelmesine neden olmaktadırlar. Bu durum iler ki aşamada misellerin sadece kasa veya torba kenarlarına yakın olan kısımlarda gelişmesi ve orta kısımda dairesel bir çıplak alanın oluşması sonucunu doğurmaktadır. Daha sonraki dönemde primordiumlar, misellerin örtü toprağına sardığı kenar kısımlarda meydana gelerek, yetiştirme yüzeyi üzerinde mantarların dengesiz bir dağılım göstermesine neden olmaktadır. Bu olumsuz durumların ortaya çıkmaması için sulamada verilecek su miktarının iyi saptanması gerekmektedir. Örtü toprağı serme işleminden sonra sulama yanında hastalık ve zararlılarla mücadeleyi de birlikte sürdürmek gerekir. Mantari ve bakteriyel hastalıkların sulama suyu ile bulaşabileceği dikkate alınmalıdır. Bunun için 2. Sulamada , sulama suyu içine az miktarda (0.5) formalin karıştırılmalıdır. İlaçlama sonrası oda kapalı tutulmalı, sabah havalandırma ile formalin dışarı atılmalıdır. Formalin bulunmadığı zaman ayni işlemi Benlate solusyonu ile yapmak mümkündür. Her 100m2 için suda 100-150 gr. Benlate olacak şekilde hazırlanan eriyik pülverizatör yardımı ile püskürtülmelidir.

Toprağın serilmesinden yaklaşık 7 gün sonra miseller gelişerek ince kısımlarda toprak yüzeyine çıkmaya başlarlar. Bu durumda toprak katmanının kalın olduğu yerden ince olan kısımlara doğru düzeltilmesi işlemi yapılmalı veya gerekiyorsa ince kısımlara toprak ilave edilmelidir. Tesviye işlemi misel parçalarının toprağın her tarafına dağıtılmasıyla yüzeyde iyi bir gelişmenin meydana gelmesine yardımcı olur. Son yıllarda Hollandalı üreticiler örtü toprağı yüzeyini 2-3 cm uzunluğunda dişleri bulunan merdanelerle tırmıklamakta ve karıştırdıktan sonra tekrar düzeltmektedir. Kabartma işleminin zamanı çok iyi ayarlanmalıdır. Eğer toprak yüzeyinde primordiumlar oluşmaya başlamış ise kabartma yapılırsa üründe büyük kayıplara neden olur. Primordiumlarin oluşması sırasında mümkün olduğu kadar az su verilmelidir. Ancak primordiumların irileşip bezelye tanesi büyüklüğünü aldığı devrede yani örtme işleminin yaklaşık 16-17 gün sonra verilen su düzeyi m2’ye 0.6 lt olacak şekilde yavaş yavaş arttırılır. Bu miktar 18 günde 1lt’ye 19. Günde 1.5 lt’ye kadar yükseltilir. Mantarın en fazla suya gereksinim duyduğu dönem örtme işlemini izleyen 19 ve 22. Günler arasıdır. Yani hasattan 1-3 gün önceki devredir. Çünkü bu kısa aralıkta mantar besin maddesini, su ile birlikte en yüksek düzeyde alır ve ağırlığını kısa sürede arttırır. Bu devre içinde terleme en yüksek seviyededir. Terlemeyi yapabileceği koşullar ne kadar iyi yaratılırsa Mantarın irileşmesi o kadar iyi olur.

Bünyesinde %73-75 oranında nem barındıran bir örtü toprağının, hasat öncesi üzerinde bulundurduğu her 1 kg mantar için 1 kg suya gereksinim duyduğu genel bir kural olarak bilinmelidir. Mantarın bünyesinde %90 a yakın su olduğu dikkate alındığında bu kuralın doğruluğu 1 kez daha kanıtlanmış olur. Yalnız bu rakam terleme ile atılan su miktarını içine almamaktadır.

Terleme miktarı, ortam sıcaklığı ve hava hareketine bağlı olarak değişim göstermektedir. 15ºC’de her 1 kg mantar için saatte 1m³taze havaya gereksinim vardır. Örneğin 1. Dalgada hasat edilme durumuna gelen yaklaşık 5 kg mantar varsa bu ortama saatte 5m³taze hava verilmelidir. Ortamın her 1ºCssıcaklık artışına taze hava %10-20 arasında artar. Bu artışa göre kaybolan nem ve verilecek su miktarı yükselir. Böylece 1kg mantara karşı verilecek su miktarı 1lt’nin üzerine çıkacak ve 1kg mantar için m²’ye 1.5-2.0lt’ye yakın su verilmesi gerekecektir.

Mantarın olgunlaştığı dönemde (örtmeden sonraki 20-21. Günler) verilecek su miktarı tekrar azaltılmaktadır. Yapılan denemeler bu süre içindeki yüksek nem ve sıcaklığın mantarlar üzerimde bakteri enfeksiyonunu teşvik ettiğini göstermiştir. Bu durumu önlemek için ya Mantarın istediği orandaki nemi örtü toprağı içine önceden sağlanmalı yada oda sıcaklığını 14-16ºC civarına düşürmelidir. Birinci dalga ürün tamamen hasat edildikten sonra tekrar kuvvetli bir sulama ile m2’ye 2-4 lt su verilmelidir. 2. Dalga mantarı bezelye büyüklüğünü alıncaya kadar sadece üstteki kurumayı önlemek için günde m2’ye 0.2-0.3 lt su verilmelidir. Bundan sonraki dönemde verilecek su miktarı tekrar arttırılarak 1-15 lt gün sınırına getirilir. Bu isimler daha sonraki ürün dalgasında da aynen tekrarlanır.

Sulamada dikkat edilecek diğer önemli konu ise suyun verilme şeklidir. Sisleme yöntemi normal sulama yöntemine göre %20 oranında daha fazla ürün meydana getirdiği saptanmıştır. Sulama esnasında su zerrelerinin basınçlı bir şekilde mantar üzerine gelmesi enfeksiyonların kolaylıkla gelişebileceği yaralar meydana getirir. Bu yüzden sulamada su serbest düşüş yapacak şekilde verilmelidir. Suyun belli bir eğimle yastıklar üzerine püskürtülmeli belirtilen koşullara uymayı kolaylaştıracaktır. Bir günde birkaç kez sulama yapılması gerektiği durumlarda iki sulama arasındaki zamanın 3-5 saatten az olmasına özen gösterilir.

6.2. Havalandırma
İlk mantar yetiştirme yerleri olan bodrum, mağara, tünel, taşocağı, mahzen, kiler gibi yerlerde yapılan yetiştiricilikte başlangıçta havalandırma düşünülmemiştir. Fakat daha sonraları havalandırma olanağı bulunan bazı yerlerdeki verim artışları yetiştiricilerin dikkatini çekmiş ve bu konuda çalışmalara başlamıştır. Aslında mantar yetiştiriciliğinde havalandırma sıcaklık ve nem faktörleri ile birlikte düşünülmelidir. Bu anlayış ışığında son yıllarda kurulan modern mantar üretme tesislerinde, klima tesisleri bir bütün olarak değerlendirilmekte ve kurulmaktadır. Ancak otomatik çalışan bir klima tesisinin kuruluşu oldukça pahalı ve daha başlangıçta parasal sorunlar yaratır. Bu nedenle birçok yetiştirici ucuz ve basit yollar aramaya çalışır. Bu ise ileride çözümü çok güç olacak hataların ortaya çıkmasına neden olur. Ayrıca yetiştirici klima tesisi yaptırmaya kalktığında da, karşısında da bu işten fazla anlamayan kişileri bulur. Yapılan tesis çoğu zaman istenen randımanı vermez. Ayrıca bireysel yapılan üniteler, toplu çalıştırıldığında istenen klima randımanı alınamaz.

Birçok mantar kitaplarında, mantar yetiştirilen yerlerde %90-95 oransal nemle birlikte 2m/s hızda hava hareketinin bulunmasının uygun olduğu yazılıdır. Hava hareketinin 0.15-0.30 m/s’nin üzerinde bulunması havalandırmanın fazla olduğunu gösterir ve durumlar mantarlarda zararlanmalara yol açar. Havalandırmanın başlıca amacı yetiştirme yerinde optimal nem ve sıcaklığı eşit biçimde dağıtmak ve odada biriken CO2 uzaklaştırmaktır. Havadaki CO2’nin %0.5’i geçmesi fruktifikasyonu azaltır; %0.1-1.8 arasında bulunması mantarların anormal gelişmesine neden olur ve kaliteyi düşürür; %2’den fazlaya çıkması ise misellerin gelişmesini tamamen durdurur.

Havalandırmadan istenen bu amaçları gerçekleştirmek oldukça güçtür. Bölge ve çevre koşullarına, odanın büyüklüğüne, içindeki mantar yetiştirme kapasitesine, odanın kullanım şekline ve havalandırma sistemine göre değişiklikler söz konusu olur. Odanın hangi tarafına ne büyüklükte delikler konacağı, bunların birbirine karşı ne şekilde etkilerinin olacağı nem kazanır.

Genellikle çıkış delikleri, giriş deliğine göre iki kat daha büyük yapılır. Yani 30 cm çaplı çıkış deliği varsa. İki adet 30 cm çıkış deliği veya aynı yüzeyi sağlayan 42-43 cm çapında bir tek çıkış deliği kullanılır. Giriş ve çıkış deliklerinin odanın neresine konacağını belirlemek kolay değildir. Hakim rüzgarın esme yönüne karşı yerleştirilen çıkış deliklerinden gereği gibi yararlanılamaz. Bu durumda rüzgar, hava çıkışını engeller, hatta dışarıdaki hava içeri girer. Oda havası boşaltılamaz. Havalandırma ancak rüzgarsız, sakin zamanlarda gerçekleştirilebilir. Giriş ve çıkış deliklerinin aynı duvar üzerinde üst üste konmasının daha yararlı olacağı saptanmıştır. Giriş ve çıkış delikleri güney ve batı yönlerine yerleştirilir. Güney ve batı yönlerine yerleştirilmelidir. Güneyde ve batıda özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklık oluşabilir ve istenmeyen sıcak hava içeri alınabilir. Bu bakımdan kuzey duvarı, havalandırma deliklerinin yerleştirilmesi için daha elverişlidir. İçeri alınan taze havanın temiz olmasına dikkat etmelidir. Giriş deliğine yakın yerde gübre depolama ve kompost hazırlama kısımlarından gelen kirli hava akımı bulunmamalı, temiz havaya kirli hava karıştırılmamalıdır. Havalandırmanın etki gücünün 1’den küçük olmaması gerekir. Sabit katsayı olan bu rakam, giriş ve çıkış deliklerinden geçen havanın orantısını ifade eder. Giriş deliğine bir vantilatör yerleştirilerek havanın içeri basılması yararlıdır. Böylece havalandırmanın etki gücü arttırılabilir. Havanın normal bir delikten alınması, oda içindeki havalandırma etkisini her zaman istenen düzeyde tutulamaz, çoğu kez etki gücü düşük kalır. Giriş deliğine vantilatör koymakla havalandırma gücü arttırılır. Mantar işletmelerinde, havalandırma için kullanılacak vantilatör seçiminin büyük bir önemi vardır. Ucuz ve kapasitesi yeterli olmayan vantilatörlerde, hava çıktıktan sonra kanal içinde ilerlerken döner. Bu dönme hava çıkış deliklerinden havanın eşit ve belli yönde çıkışını engeller. Her iki durumda da oda içinde düzenli havalandırma yapılamaz. Bazı noktalarda anaforlar meydana gelir. Bunu önlemek için kafesler kullanılır.

6.3. Sıcaklığın kontrolü
Mantar işletmesinde havalandırma kadar önemli diğer bir konuda ısıtmadır. Gerekli sıcaklık, bir ısıtıcı tarafından verilen ısının vantilatör yardımı ile odalara sevk edilmesi yani sıcak hava üflemeli buharlı bir kalorifer sistemi ile odalara konan vantilatörler yardımıyla sağlanır. Genelde ısıtma aracı bir buhar kazandır. Buhar işletmede nem temini pastörizasyon işlemi ve otoklavların çalıştırılması için gereklidir. İşletmeye konulacak kazanın büyüklüğü ile ısıtma borusu miktarı mevcut ısı kayıpları ve diğer kullanma amaçları dikkate alınarak hesaplanmalıdır. Bu bakımdan işletmenin büyüklüğüne ve çevre şartlarının durumuna göre ısı kayıplarının hesaplanması gerekir. Isı kayıpları denilince akla tesisin duvarlarından kaybolan sıcaklık ile havalandırma sırasında atılan sıcaklık akla gelmektedir.

Isıtmada eskiden borular kullanılırdı. Oysa şimdi boruların yerini konvektörler almıştır. Konvektörler yardımıyla ısıtma daha kolay ve her tarafa eşit sıcaklık sağlayacak şekilde yapılabilmektedir. Ayrıca boruların içinde fazla yer işgal etmesi sorunu da böylece ortadan kaldırılmıştır.

Küçük işletmelerde, kazan yerine daha basit ısıtma veya klima düzenleri kullanılabilir.

Kışın soğuk günlerinde yapılan ısıtma işlemi, yazın sıcak günlerinde soğutma ile yer değiştirir. Mantarın üretimi sırasında 14-16°C sıcaklık isteği, dışarıda hava sıcaklığının gölgede 40-45°C’ye yükseldiği anlarda, odadaki sıcaklığın yükselmesi nedeniyle sorun olur. Sıcaklık yükselmesi çeşitli yollarla düşürülebilir. Havalandırma genel bir soğutma sistemidir. Fakat dışarıda yüksek sıcaklıkların bulunduğu devrede havalandırmanın soğutma üzerine fazla etkisi görülmez. Daha ileri ve basit bir sistem nemlendirmedir. Sıcak bir ortamı nemlendirerek suyun buharlaştırılması ve suyun buharlaşırken havanın sıcaklığını alması bir soğutma etkisi yaratır. Soğutmada taze soğuk su verilmesi etkiyi daha da arttırır. Su ile soğutmada havalandırma kanalına su püskürtme perdeleri yapmak havayı burada soğutmak mümkündür. Kuvvetli vantilatörler kullanıyorsa iki tel arasına konan perlit, talaş gibi maddeler üzerine soğuk suyu akıtmak ve havayı bu örtü üzerinden geçirmek daha başarılı soğutma meydana getirir. Havalandırma kanallarının toprak altında olması da soğutmaya yardımcı olur. Daha üstün bir soğutma, doğrudan doğruya soğutucu makinelerin kullanılması ile yapılır.

Son yıllarda tehlikesi daha az olan Flarenli klorkarbon kullanılmaktadır.

6.4. Nemlendirme
Belli bir sıcaklıkta 1m3 havada bulunan su miktarına oransal nem denir. Oransal nem miktarı yüzde ile belirlenir. 1m3 havanın içinde bulunan su miktarının gram olarak değeri de mutlak hava nemini verir. (g/m3 ). Hava ısıtıldığı zaman oransal nem düşer, doyma eksikliği artar ve nem eksikliği arttıkça oransal nem yüzdesi de artar. Hava soğutulduğunda oransal nem yüzdesi artar ve doyma eskikliği azalır. Hatta duruma göre, fazla nem varlığında doyma noktasının üzerindeki nem damlalar halinde suya dönüşür.

Çizelge: Değişik sıcaklıklarda ve oransal nemlerde 1 m3 havada g olarak bulunan hava nemi

Sıcaklık Nem Miktarları(%)
30 40 50 60 70 80 90 100
-20 0.26 0.35 0.44 0.53 0.62 0.70 0.79 0.88
-15 0.41 0.55 0.69 0.83 0.97 1.10 1.25 1.40
-10 0.64 0.86 1.10 1.30 1.50 1.70 1.90 2.10
-8 0.76 1.0 1.3 1.50 1.80 2.0 2.30 2.50
-6 0.89 1.2 1.5 1.8 2.1 2.4 2.7 3.0
-4 1.05 1.4 1.8 2.1 2.5 2.8 3.2 3.5
-2 1.2 1.7 2.1 2.5 2.9 3.3 3.7 4.1
0 1.5 1.9 2.4 2.9 3.4 3.9 4.4 4.9
2 1.7 2.2 2.8 3.3 3.9 4.5 5.0 5.6
4 1.9 2.5 3.2 3.8 4.4 5.1 5.7 6.4
6 2.2 2.9 3.6 4.4 5.1 5.8 6.5 7.3
8 2.5 3.3 4.1 5.0 5.8 6.6 7.5 8.3
10 2.8 3.8 4.7 5.7 6.6 7.6 8.5 9.4
12 3.2 4.3 5.4 6.4 7.5 8.6 9.6 10.7
14 3.6 4.8 6.1 7.3 8.5 9.7 10.9 12.1
16 4.1 5.5 6.9 8.2 9.6 11.0 12.3 13.7
18 4.6 6.1 7.7 9.2 10.8 12.3 13.8 15.3
20 5.2 7.0 8.7 10.5 12.2 14.0 15.7 17.5
22 5.8 7.8 9.7 11.7 13.6 15.5 17.5 19.6
24 6.5 8.7 10.9 13.0 15.2 17.4 19.5 21.7
26 7.3 9.8 12.2 14.6 17.1 19.5 22.0 24.4
28 8.1 10.8 13.5 16.2 18.9 21.6 24.3 27.0
30 9.1 12.2 15.2 18.2 21.3 24.3 27.4 30.4
35 11.9 15.9 19.9 23.8 27.8 31.8 35.7 39.7
40 15.3 20.4 25.5 30.6 35.7 40.8 45.9 51.0

İşte bu alma ve verme durumu, Mantarın ekolojik isteklerini ayarlarken önem kazanır. Sıcak havada soğuk su püskürterek nemi arttırmak mümkün olur. Soğuk su buharlaşırken odanın nemini alır, böylece havanın sıcaklığı düşer. Nemi yükselen havada sıcaklık düşüşü gibi tersi durumda nemi azalan havada sıcaklık yükselir. Mantar nemden hoşlanan bir bitki olduğundan pastörizasyon sırasında % 90-95, misel geliştirme sırasında %80-90 ve üretim sırasında %80-90 nem ister. Bu nem saatte 10-20 defa yapılacak havalandırmaya rağmen odada sabit kalmalıdır. Nem azlığında havaya ince zerrecikler halinde su püskürtülmelidir. Bunun için buharla çalışan işletmelerde devreye otomatik çalışan hidrostatlar soğuk su borularına bağlanır. Buhar yerine ince zerrecikler halinde su püskürtülür. Çok küçük işletmelerde duvarın ve tabanın ıslatılması da odanın nemlendirilmesine yardımcı olur. Mantar üretiminde nem oranı devamlı yüksek bulunduğundan nem fazlalığı gibi bir konu düşünülemez. Buna rağmen nem fazlalığı varsa daha fazla havalandırma ve ısıtma ile nem oranı azaltılabilir.

Odadaki nem higrometre ve psikrometreler ile ölçülür. Higrometreler zaman zaman yanlış bilgi verebilirler. Bu bakımdan psikometrelerin kullanılması daha yaygındır. Psikometreler, kuru ve ıslak termometreler arasındaki sıcaklık farkına dayanarak nem miktarını gösterirler. Hava hızı içerde bir vantilatör yardımıyla ayarlanır.

6.5. Işıklandırma
Mantar üretiminde ışık gereksinimi sadece Pleurotus türleri için söz konusudur. Agaricus bisporus ve bir çok mantar ışığa gerek duymaz. Bu bakımdan mantar üretim tesisinde çalışma sırasında işçilerin görebileceği ve rahat çalışabileceği normal bir aydınlatma yapılması yeterlidir. Bazı araştırmalarda ise ışık şiddetinin en az m2’ye 40-60 lux şiddetinde bir ışık gerekir. Bazı araştırmalarda ise, ışık şiddetinin en az 100-200 lux olması gerektiğini ortaya çıkaran sonuçlar elde edilmiştir. Diğer bazı mantarların da gelişme devresinde ışığa gereksinmeleri olabilir. Bu konudaki bilgiler ilerde bu mantarlar hakkında yapılacak yayınlarda geniş bir şekilde verilecektir.

6.6. Hasat ve pazara hazırlama
Örtü toprağı serilerek 20-25 gün sonra hasat yapılmaya başlanır. Mantarın gelişmesi için gerekli sıcaklık, nem ve havalandırma yapıldığı zaman örtü toprağının kalınlığına da bağlı olarak miseller gelişmelerini 15-20 gün içinde tamamlarlar ve örtü toprağı önce yer yer , daha sonra her tarafta misellerin yığınlaştığı noktalar görülür. Bu kısımlardaki küçük noktacıklar giderek belirginleşir ve bir hafta bezelye büyüklüğünü alır. 3-4 gün sonra ise hasat edilebilecek olgunluğa ulaşır. Eğer bu mantarlar hasat edilmeden bırakılacak olursa şapka ve bilhassa sap büyüme hızla devam eder. Şapkanın, sapla olan bağlantı kısmı yırtılır. Sap iyice uzar, şapka açılır ve alt kısımda siyah-kahverengi lameller görülür. Bir süre sonra şapkanın kenarları yukarı doğru kıvrılır. Bu dönemde lameller üzerindeki olgun sporlar dökülmeye başlar. 3-4 gün devam eden bu devreden sonra, sap ve şapkasının foksiyonu biter, karpofor yavaş yavaş ölür.

Mantarın hasat zamanı şapkanın saptan henüz ayrılmadığı yani açılmadığı dönemdir. Açılmış sap ve şapkanın pazarda satıldığı ülkelerde vardır. Fakat sap ve şapkanın açılması bir kusur sayılır ve bu tip mantarlar hatalı sınıfa sokulur. Mantarın hasat büyüklüğü tür ve çeşitlerin şapka büyüklüğüne göre 2-10 cm arasında değişir.

Mantarlar toprak yüzünde görülüp hasat olgunluğuna gelince bütün mantarların bir anda toplanmasında yarar vardır. Çünkü bu mantarlar toplandıktan sonra alttan ikinci mantar dalgasını oluşturacak primordiumların gelişmesi başlar. Birinci hasat birkaç günde yapılırsa 2. Hasat uzun bir süreyle ve değişik zamanlarda oluşur. Böylece 1.,2. ve 3. hasat devreleri birbirinin içine girer. Verim ve hasat düzeyi istenilen düzeye gelemez. Halbuki ilk hasat 1-2 günde bitirilir, 2. Hasat dönemi gelen mantarların hepsi ayni zamanda çıkar ve yine düzenli hasatla 3. Ve diğer hasat dalgalarının muntazam olması sağlanır.

Mantarların oluşması havalandırma, sıcaklık, sulama ve örtü toprağının değişkenliğe uğratılması ile hızlandırılıp yavaşlatilabilinir. Böylece hasat günlerini ayarlamak mümkün olur. Örneğin, hava sıcaklığını 1 yükseltmekle mantarın bir gün önce; 1ºC azaltmakla 1 gün önce geç hasat edilmesi sağlanabilir. Örtü toprağı miktarını 1 cm fazla koymak, hasat zamanını 2 gün geciktirmektir. Genelde örtü toprağı kalın serilirse büyük mantar şapkaları meydana gelir. Fakat mantar sayısı azalır. örtü toprağı kalınlığı arttırılırsa, küçük mantar şapkalarla beraber fazla sayıda mantar oluşur. Bir kadın işçi saatte 30-50 kg arasında mantar toplayabilir. Yalnız hem mantar toplayıp, hem de temizleyip ambalaj yapılıyorsa, o zaman 1 saatte 10-15 kg 2. Kalite olmak üzere toplanır 25-35 kg satılabilir ürün hazırlanabilir.

Mantar hasadın da, şapka 3 parmak arasında tutulur sağa sola çevrilerek koparılır. Koparma sırasında küçük mantar taslaklarının zarar görmemesine dikkat edilmelidir. Kopartılan Mantarın kirli dip kısmı bıçakla kopartılır. Kesilen artık kısım bir kova veya plastik torba içerisine konulmalı, yere atılmamalıdır. Hasat ve ambalajın bir arada yapılması zaman alıcıdır. Birçok işletmede hasadı yapılan mantarlar içi süngerli bir kasa veya sepet içine konur. Toplanan mantarlar hemen ambalaj odasına konur. Sapları kesilir, yıkanır, üstü kurutulup ambalajlanır. Yıkama doğal özelliği bozduğu ve işi arttırdığı gerekçesi ile bazı ülkelerde yapılmaz. Yıkama yapıldığında yıkama suyu içine bir miktar klor konulması hijyenik önlem bakımından gereklidir.

Bir işletmede farkı yaşlarda kültürler varsa hasada önce yeni kültürlerden başlamalı, giderek eski kültürlere geçilmelidir. Böylece eski kültürlerde olabilecek hastalık ve zararlılar yeni kültüre bulaşması engellenir. Mantarlar plastik kutulara kağıt veya plastik torbalara konur ve pazara çıkarılır. Ülkeye ve koşullara göre 150-250-500-1000 gr’lık sepetler ve karton kutular kullanılır. Toptan satışlarda 3-5 kg’lık sepetler veya karton kutular kullanılır. Ambalajlanan materyal hemen ön soğutmaya alınır. Hasat ve ambalajlama mümkün olduğu kadar kısa sürede ve mantarlar fazla ellenmeden, sıkılmadan, üstünde yara bere izleri oluşturmasan yapılmalıdır. Aksi halde bu kısımlar çabuk kararır ve çürümeler başlayabilir. Mantar küçük kapalı torbalar içinde 2ºC’de bile kısa sürede kahverengileşir. Buna karşılık açık paketlerde ve delikli plastik torbalarda mantar beyaz kalır. Kapalı kutularda kahverengileşmeyi CO2 ve nem birikmesinin müştereken taptığı tahmin edilmektedir. Plastik paketler içinde oluşan CO2’nin dışarı çıkmasını tümüyle dışarıdaki O2’nin içeri girmesini de kısmen engeller. Böylece paket içinde Mantarın solunumu ile, %16-17’ye varan bir CO2 ve %3-4 oksijen ortamı oluşur. Plastik torbaların belirli yerlerinden delinmesi yukarıda belirtilen özürleri ortadan kaldırır. Ayrıca plastik torba içine konan kağıtlar fazla nemi tutar ve yavaş yavaş torba içine vererek muntazam bir nemlilik sağlar. Kağıt kutularda, kağıt Mantarın nemini emmektedir. Bu bakımdan mantarda çabuk pörsüme görülebilir. En iyisi üstü selofon kağıdı ile örtülmüş plastik kutular kullanılmaktadır. Böylece Mantarın kararması ve su kaybetmesi en az düzeye indirilir.

Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]
(Visited 10 times, 1 visits today)

Alakalı yazılar

Leave a Comment