Mantar endüstrisi atıklarının vermikültürde kullanımı

mantar atıklar kullanım

Mantar endüstrisi atıklarının vermikültürde kullanımı
Mantar yetiştirme teknolojisi hem çevre dostu hem de düşük maliyetli bir teknolojidir. Bu nedenle üretim yoğun bir üründür. Örneğin Hindistan halihazırda yaklaşık 1, 00.000 ton mantar üretiyor. Yenilebilir ve tıbbi mantarların üretiminde çeltik samanı, pamuk atıkları, atık kahve, su sümbülü, ağaç testere tozu, şeker kamışı küspesi, yabani otlar, çay fabrikası atıkları gibi organik atıklar kullanır. (Not: Bazı ülkelerde farklı tür mantar üretimine yönelik farklı kompost üretim teknikleri kullanılmaktadır. Bu nedenle de kullanılan malzemelerde farklılıklar görülmektedir. Bununla beraber tüm bu maddeler mantar yetiştiriciliği için kullanılabilir olsa da, istiridye mantar yetiştiriciliği için kullanılan tek malzeme çeltik samanıdır. Çeltik samanı yeryüzünde en bol miktarda selülozik içeren atıklardan biridir.)

Mantar hasadından sonra geriye kalan malzeme sayısız mantar parçacıkları içermektedir (bunlara genel olarak misel denir) ve proteince oldukça zengindir. Bu malzeme (atık kompost) mantar enzimleri tarafından biyokimyasal olarak daha basit ve sindirilebilir biçimlere dönüştürülür. Bu dönüşmüş malzeme bazı yerlerde hayvan yemi olarak kullanılabildiği gibi daha çok bağ ve bahçelerde organik bahçe malç malzemesi olarak kullanılmaktadır.

İşte bu atık mantar kompostu iyi bir vermikültür ham madde girdisi olabilir. Bu sayede gerek solucanların beslenmesi ve çoğalması açısından gerekse de kaliteli solucan gübresi elde etme açısından iyi sonuçlar alınabilir.

Daha önce yapılan bazı deneysel çalışmalar, atık mantar kompostunun kullanılması sonucu solucan biyo-kütlesinde ciddi artışın olduğunu ortaya koymuştur. Bu sayede elde edilen solucanların kendileri direkt bir biçimde farklı sektör için canlı yem girdisi olarak kullanılabilir. Aynı zamanda ortaya çıkan son ürün NPK ve Ca, Mg, Na, Fe, Cu ve Zn gibi diğer besinler açısından yaklaşık 3 kat daha değerli bir solucan gübresi olmaktadır.

Çoğunlukla elde edilen samanın büyük bir kısmı yem malzemesi olarak kullanılmaktadır. Ancak saman fakir bir hayvan yemidir ve çeltik samanı da buna dahildir. Bundan başka, bir hayvanın yiyebileceği saman miktarı vücut ağırlığının %2’sinden daha daha fazla değildir. Bunu nedeni, samanın işkembe içerisinde düşük hızda fermente olmasındandır. Dolayısıyla sindirimi çok yavaş olmaktadır. Zaten tam da bu nedenle hayvanın dışkısında hâlâ büyük oranda saman kalmaktadır.

Çeltik samanı bol miktarda silika ve oksalik asit içerirken lignini daha az oranda içermektedir. Netice itibariyle büyüme, çalışma ve üretim için gerekli olan enerji az miktarda alınmakta ve/veya hiç alınamamaktadır. Bu gözlem, çeltik samanının geviş getiren hayvanlar için iyi bir enerji kaynağı olmadığını göstermektedir.

Ayrıca, hayvan yemi olarak (mantar yetiştiriciliği sonrası misel içeren çeltik saman) üzerine bir çalışma şunu göstermiştir: Mantar üretimi sonrası arta kalan saman kompostunun yem olarak kullanılması deneyi düşük besin alımı ve büyüme oranlarının elde edilmesiyle sonuçlanmıştır. Bunun nedeni de çok yüksek mineral içeriği ve lignin mantarlar tarafından bozulduktan sonra lignin ortaya çıkan türevlerinin varlığıdır.

Özetle şunu söylemek mümkündür, mantar üretimi sonrası ortaya çıkan atık saman kompostu iyi ve verimli bir hayvan yemi değildir. Bu durumda mantarcılık endüstrisinin üretimleri sonucu ortaya çıkan atık mantar kompostunun kullanılması için yeni alan açığı ortaya çıkmaktadır.

Şimdi aşağıda sizlerle, istiridye mantarı yetiştiriciliği sonrası ortaya çıkan atık mantar kompostunun solucan yemi olarak kullanılmasının sonuçları üzerine yapılan bir çalışmayı özet olarak paylaşacağız. Bu çalışmada iki ayrı yem kullanılmıştır: birincisi ve kontrol grubunu oluştan yem sadece samandan yapılan mantar kompostunu içeriyor, diğeri ise 2 ölçek saman mantar kompostu ve 1 ölçek de inek gübresi karışımından oluşuyor.

Hindistan’da yapılan denemede her biri 1 kg yem içeren solucan gübresi üretim kabına, ağırlıkları 250 mg ile 300 mg arasında değişen 15 adet solucan eklenmiştir. Hazırlanan bu düzenek yeterince nem ve havalandırma sağlanarak 45 gün boyunca sürdürülmüştür. 45 günün sonunda elde edilen vermikompostun kalitesi, solucanların ağırlıkları, kokonların ve yavru solucanların sayıları gözlenmiştir.

Tablo -1de Vermikompost (kontrol) olarak verilen kolon, sadece atık mantar kompostunu içermektedir. Vermikompost (2:1) kolonu ise 2 ölçek mantar kompostu ve 1 ölçek inek gübresi içermektedir.

Bitki kökleri genel olarak eğer C/N oranı (Karbon/Azot) 20:1 veya daha düşük oranda değilse mineral azot alımı yapamazlar (Edwards ve Lofty, 1976). Solucanlar taze organik maddelerin C/N oranının düşmesini sağlarlar (Ronald ve Donald, 1977b.)

Bu bilgi dahilinde ana tabloya baktığınız zaman;

Atık mantar kompostu olan Mycostraw’da C/N oranı, 35.62/0.9=39.57 gibi yüksek bir rakamdır. Yani bu haliyle atık mantar kompostunu bitkilere verdiğiniz zaman faydalı olmayacaktır.

Aynı C/N oranı inek gübresinde ise, 36.86/1.23=29.96 gibi bir değerdedir. Atık mantar kompostuna göre rakam düşük de olsa yine de bitkilere olan faydası azdır.

Gelelim bu materyallerin solucanlar tarafından işlendikten sonraki durumlarına;

Sadece atık mantar kompostundan elde edilen vermikompostta C/N oranı, 19.12/1.01=18.93 iken,

2:1 oranında atık mantar kompostu ve inek gübresi karışımından elde edilen vermikompostta C/N oranı, 20.76/1.32= 15.72 değerindedir.

Sonuç olarak yukarıdaki tespitten yola çıkarsak, bitki köklerinin mineral azot emilimi en iyi 2:1 oranında atık mantar kompostu ve inek gübresi karışımından elde edilen solucan gübresinde olmaktadır.

Tablo 2 ise bize şunu göstermektedir, solucanlar tek başına bile olsa atık mantar kompostunda yaşayabilmektedirler. Bu deney süresince herhangi bir ölüm olayına rastlanmamıştır. Ancak solucanların sağlıklı büyümesi ve çeşitli sektörler için canlı yem olarak kullanılması bakımından 2:1 oranındaki atık mantar kompostu ve inek gübresi karışımı daha iyi bir sonuç vermiştir.

Bir not: solucanların sayısında herhangi bir değişikliğin meydana gelmemiş olması muhtemelen deney süresinin 45 gün olması sabit tutulmasındandır. Sürenin daha uzun olması sayısal artışı da beraberinde getirecektir.

Tablo 3 ise deney sonrasında elde elde edilen kokon ve yavru solucan sayısını göstermektedir. Tablodan da görüleceği üzere tek başına atık mantar kompostundaki kokon ve yavru sayısı daha az iken, 2:1 oranındaki karşımda sayı daha fazladır.

Çalışmanın yayınladığı orijinal metin: Reutilization of spent waste of Mushroom Industry for Vermiculture K. S. Abbiramy* and P. Ronald Ross Department of Zoology, Annamalai University, Annamalai Nagar

ISSN 2249-9687
Original Article
Reutilization of spent waste of Mushroom Industry for Vermiculture
K. S. Abbiramy* and P. Ronald Ross
Department of Zoology, Annamalai University, Annamalai Nagar – 608 002
Email: umak.senthil @ gmail.com
Received 15 August 2012; accepted 28 August 2012

Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]
(Visited 42 times, 1 visits today)

Alakalı yazılar

Leave a Comment